22 Ocak 2010 Cuma
B.Ç'den garip çıkış !
Bursa'nın Mudanya ilçesinde yazar Hüseyin Üzmez'in cinsel istismarına maruz kaldığı iddiasıyla Saniye Rıza Kız Yetiştirme Yurdu'na yerleştirilen küçük mağdure B.Ç.'nin velayet davasının görülmesine devam edildi. Baba Bekir Ç.'nin de katıldığı duruşmaya bir uzman ve pedagog ile birlikte gelen B.Ç., tacize uğramadığını, polislerden korktuğu için yalan söylediğini belirtti.
Artık anne ve babasıyla birlikte yaşamak istediğini ifade eden B.Ç., "Ben Hüseyin Üzmez ile birlikte hiç yalnız bırakılmadım. Hüseyin Üzmez'in bana kötü şeyler yaptığı doğru değildir. Olay günü, polis beni bir arabayla bindirdi. Ben de korktuğum için kafamdan bir şeyler attım. Üzmez'in bana kötü şeyler yaptığını uydurdum. Sonraki ifadelerimde de aynı yalanı devam ettirdim. Bunların suç olduğunu bilmiyordum. Annemle ve babamla bir meselem yok. Onlardan bir şikayetim de yok. İkisi de bana gereken ilgiyi gösteriyorlar" diye konuştu.
Bunun üzerine mahkeme hakimi, pedagoga B.Ç.'nin verdiği ifadeyi sordu. Pedagog, "B.Ç.'nin ifadesinin doğruluğuyla ilgili bir şey diyemem. Ancak yönlendirme olabilir" dedi. Bunun üzerine tekrar söz verilen B.Ç., "Bana kimse ne şekilde ifade vereceğimi öğretmedi" cevabını verdi.
SHÇEK avukatı ifadeyi kabul etmezken, davalı avukatı Ahmet Dedeler ise davanın reddini isteyerek, "B.Ç.'nin verdiği ifade açıktır. Ve yönlendirme yoktur. Bu ifadelerin nazara alınmasını istiyoruz" dedi.
Dava eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.Bilindiği gibi B.Ç.'ye cinsel istismarla suçlanan yazan Hüseyin Üzmez, 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.
19 Ocak 2010 Salı
Hükümet ile Tekel işçileri masaya oturuyor
TEKEL işçilerinin bir ayı aşan eylemleri bugün açlık grevine dönmüştü. İşçilerle hükümet arasında Uzlaşma Kurulu oluşturuldu.
Binlerce TEKEL işçisi özlük hakları için önce şehirlerde toplanıp seslerini duyurmaya çalıştı. Sonra 12 bin işçi Ankara'ya geldi. Eylemleri günlerce sürdü. Zaman zaman polisle çatıştı, biber gazlı müdahalelere maruz kaldı. 36 gündür eylem yapan işçiler geçtiğimiz pazar günü Ankara'da �Ekmek, Barış, Özgürlük İçin Demokrasi ve Haklar� mitinginde toplandı, bekledikleri grev kararı çıkmayınca da Türk-İş'in merkez binasını işgal etmeye kalktı. Direnişlerinden vazgeçmeyen TEKEL işçileri bugün açlık grevine başladı.
Ankara�da 36 gündür özlük hakları için eylem yapan TEKEL işçilerinden 100'ü Türk-İş Genel Merkezinin girişindeki salonda alınlarında ve ağızlarında siyah bantla, üzerlerinde beyaz kefenle açlık grevine başladı.
Türk Tabipler Birliği�nin �36 gündür soğukta eylem yapan işçilerin dışarıda açılık grevine gitmesinin sakıncalı bulunması� uyarısı üzerine işçilerden sadece 100 kişi açlık grevine dahil oldu.
Tek Gıda-İş Sendikası Genel Sekreteri Mecit Amaç, Türk-İş Genel Merkezi önünde yaptığı açıklamada, Tekel işçilerinin eylemlerinin 36. gününde, ilk günkü kadar kararlı olduklarını söyledi.
Tekel çalışanlarının çocuklarına iyi bir gelecek sağlamak için bu eylemi yaptıklarını anlatan Amaç, açlık grevini hiçbir zaman bir çözüm yolu olarak görmediklerini belirtti.
Amaç, �Tekel işçileri, açlık grevini siyasal iktidarın vurdumduymazlığı karşısında çaresizliğin çaresi olarak düşünüyor� dedi.
Türk Tabipleri Birliği'nin dünden bu yana, işçileri açlık grevinin yaratacağı sağlık sorunları konusunda bilgilendirdiğini ifade eden Amaç, bütün işçilerin açlık grevine katılma konusunda istekli olduğunu ancak sendika yönetimi olarak greve katılacakların sayısını 100 kişi ile sınırladıklarını bildirdi.
Açlık grevinde ortaya çıkacak yaşamsal sorunlardan hükümetin sorumlu olacağını savunan Amaç, şunları söyledi:
�Dünyanın gözleri önünde burada bir dram yaşanırken Başbakanımız Suriye'de başkalarının hakları için uğraşıyor. Tabii ki Filistin bizim için de önemli. Dünyanın neresinde bir acı olursa biz onların yanında oluruz.
Ama dün mazlum edebiyatı yapıp bugün mazlumları görmeyenlere sesleniyoruz. Burada gözleri yaşlı babalar, anneler, çocuklar var. Ağlayanlar var, şiir yazanlar var. Başbakan konuşmalarından sonra şiirler okuyor. Bir de bu anaların şiirlerini okusun.�
Açlık grevine katılacak işçilerin herhangi bir sağlık muayenesinden geçmediğini, çünkü Türk Tabipleri Birliği'nin açlık grevine karşı olduğunu dile getiren Amaç, yaşanabilecek sağlık sorunlarına karşı yine de kendilerinden yardım isteyeceklerini kaydetti.
Amaç'ın konuşmasının ardından, açlık grevine katılacak işçiler, isimleri okunarak Türk-İş Genel Merkezi'ndeki toplantı salonuna alındı.
Greve katılacak işçilere, toplantı salonuna girişlerinde siyah kurdele takıldı. Açlık grevi eylemine katılan işçilerden Abdurrahman Turaç, karısının kanser hastası olduğunu belirterek, �Ben ölüm orucuna başlıyorum� dedi.
Bu arada, açlık grevine başlayan işçilerin kefeni temsil eden beyaz önlükler giydikleri gözlendi.
Öte yandan, oturma eyleminde hastalananların sayısının 2 bini aştığı öğrenildi. İşçilere gün boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşlarından destek ziyaretleri yapıldı.
Dink'in oğlu haykırdı !
Bu yıl ''Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz'' sloganıyla gerçekleşen tören için soğuğa rağmen çok sayıda kişi Halaskargazi Caddesi'ndeki gazete binası önünde toplandı.
Hrant Dink'in ''Tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı. Bu yol, hem aklın, hem vicdanın gereği'' sözlerinin yazılı olduğu bir pankart önünde mumlar yakılarak, karanfiller bırakıldı. Törene katılanlar, Türkçe ve Ermenice türküleri hep bir ağızdan seslendirdi.
Törene Hrant Dink'in eşi Rakel, kızları Sera ve Delal ile oğlu Arat da katıldı.Hrant Dink�in oğlu Arat Dink gazete önünde toplanan kalabalığa bir konuşma yaptı. Oldukça üzgün ve gergin olduğu gözlenen Arat Dink, şunları söyledi:
"BİZİMLE DALGA GEÇİLDİ.."
"Üç yıldır bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı? Tek tek örnek vermeli miyim? Babam, öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. �Valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı� diye. İki istihbaratçı da vardı orada. Mahkeme �O kişiler kim?� diye soru sordu, 1.5 sayfa masal anlattılar. Mahkeme, �Yeni cevaba gerek yok, yeterli� dedi. Mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?
"BABAMIN BÜSTÜNÜ KIRMAK İSTİYORUM"
Hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin. Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu oda kırmak istiyorum. Ben büstleri değil, insanları seviyorum.
Üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, vatanı koruyabilmemiz lazım. Vakur duruşu koruyabilmek lazım.
"ÖNCE AVDIK, ŞİMDİ YEM OLDUK"
�Kafes Planı' diye bir plan ortaya çıktı, �Hrant Dink operasyonu� diyor. Medya yazdı mı? Gayrı Müslümlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor.
Yargıtay kararını anlatmak için babamın dilinde tüy bitti. �Kışkırtılacak kadar Ermeni kalmadı� denilmişti. 100 yıl önce avdık, şimdi yem olduk.�
Tuncay Özkan'daki şok belge
Silahlı Terör örgütü üyeliğinden ve darbeye teşebbüs suçlarından yargılanan Tuncay Özkan'dan ele geçen belgelerin incelemesi titiz bir şekilde devam ediyor.
Özkan'ın Halkalı'da özel bir depoda sakladığı belgeler arasında, devletin çok gizli bilgileri ile istihbarat örgütlerinde olması gereken belgeler olduğu anlaşıldı. İncelemesi tamamlanıp 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen belgeler Özkan'ın ilginç ilişkilerini de ortaya koyuyor.
BOMBA YAPIMINI ANLATAN DÖKÜMAN
2. Ergenekon davasına giren belgelerde, İstanbul Emniyet müdürlüğü ibareli organize suç çeteleriyle ilgili hazırlanmış detaylı raporlar dikkat çekiyor. Belgeler arasında terör örgütü İBDA-C başlığını taşıyan bomba yapımında kullanılan malzemelerin geniş detaylı bilgilerinin yer aldığı 107 sayfalık döküman da bulunuyor.
Belgelerin en dikkat çekeni ise yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'la ilgili olanlardı. Yıldırım'a çeşitli devlet kurumlarından verilen çok sayıda belge Özkan'dan çıktı.
YEŞİL'İN PASAPORTU TUNCAY ÖZKAN'DA
Tuncay Özkan'da ele geçen belgeler arasında, Ahmet Demir adına Başbakanlık istihbarat Dairesinden verilmiş görev Kartı ile 1996 yılına ait Yıldırım'ın fotoğrafının olduğu Metin Atmaca adına düzenlenmiş pasaport yer alıyor.
Yine belgeler arasında geçtiğimiz günlerde şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Emniyet Özel Hareket Daire Başkanı Behçet Oktay imzalı özel araç giriş kartı ile Kur. Alb. İstihbarat Birim Başkanı Fikret Savaş imzalı Diyarbakır Jandarmaya ait araç görev kartı örnekleri ile vesikalık fotoğrafler da var.